Yazılar
  • KIBRIS…

    Bizim kuşaklar ‘’KIBRIS’’ adını ilk kez 50’li yılların ortasında duymuştu! Çünkü adanın diğer halkı Rumlar Ata yadigârı bu ada parçasını ele geçirerek, Yunanistan’a bağlamak amacıyla adada yaşayan soydaşlarımıza akla vicdana sığmayan zulümler, baskılar yapmaya başlamış, tüm dünyanın gözü önünde sadece Türk oldukları için katledilen yüzlerce insanın ölüm haberleri ülkemizin her yanını kaplamıştı.          O dönemde ülkemizi yöneten siyasiler, Yunanistan ile iyi komşuluk ilişkilerini devam etmek i [...]
  • MAZİDE KALAN TÜRKİYE… (9)

    Pekiyi 60'li yılların gençleri nasıl eğlenir? İçlerindeki gençlik ateşini nasıl söndürürlerdi? O yıllarda; lise ve üniversite gençliğinin etkilendiği ve iliş­kilerini odakladığı daha ziyade müzik, dans, folklor ve futbol gibi etkinlikler öne çıkardı. Tabii ki, çocukluğun ilk aşkları, gerçek anlamda yaşanan ve dillere destan olan nice aşklar da duyulur, kulaktan kulağa yayı­lırdı… Ama her şey dozunda ve toplumsal kurallara göreydi. Asla ve asla ne müptezel bir görüntü, ne de yadırganacak bir davr [...]
  • MAZİDE KALAN TÜRKİYE… (8)

    Halkalar: O dönemde İstanbul halkı tarafından çok sevilen ve benim de ilkokul dönemimde koluma dizdiğim, hazır yiyeceklerden olan ‘halkalar’; orta boy bir bilezik çapında ve parmak kalınlığında olurdu. Benim de oturduğum Kumkapı semtinde üretilen meşhur ‘Kumkapı Simidinin’ yapıldığı fırınlarda özellikle Kadırga İlkokulu’nda geçen ilköğretim yıllarımda, okul çıkışında tanesi 1 kuruştan aldığım o halkaların lezzeti hala damağımdadır. Fırınlarda adet olarak satılan halkalar, kesekâğıdına doldurulur [...]
  • MAZİDE KALAN TÜRKİYE… (7)

    Gazoz Kapakları: 60’lı yıllarda çocukların en sevdiği oyuncaklardan birisi de yuvarlak metal kenarları tırtıllı gazoz kapaklarıydı. O yıllarda özellikle bakkallar ve çay bahçelerinin önü, yazlık sinema bahçeleri, çocuklar için ganimet denecek ölçüde çok atık gazoz kapağının olduğu noktalardı. Bu kapaklar, çocuklar arasında oynanan yutma-yutulma olarak adlandırılan değiş-tokuş oyunlarında kullanılırdı. O dönemde en az bulunan kapak, değeri en yüksek olandı. Ankara, Olimpos, Yedigün, Çırçır, Çamlı [...]
  • MAZİDE KALAN TÜRKİYE… (6)

    Otobüs Biletçileri: İ.E.T.T (İstanbul Elektrik, Tramvay, Tünel) otobüslerine binildiğinde otobüsün arka kapısının hemen yanında, cama sırtını vererek oturan, önünde menteşeyle tutma demirine bağlanmış; gerektiğinde kapı gibi açılıp kapanan metalik bir tezgâhın üzerinde, her iki tarafında da kapağı bulunan tahta kutular içinde koçan, koçan biletler olan biletçilerden bilet almak gerekirdi. Biletçilerin kullandıkları kalemin arkasında silgi bulunurdu. Bu silgi yardımıyla bileti koçanından ayırırla [...]
  • MAZİDE KALAN TÜRKİYE… (5)

    Bonmarşeler: 60’lı yıllarda İstanbul’un alışveriş merkezleri olan Sirkeci, Sultanhamam, Karaköy, Beyoğlu ve Şişlide yaygın olarak bulunan ve adına Bonmarşe denilen mağazalar çok revaçtaydı. Bu mağazalar, birkaç katlı binanın tümünü kaplar ve her katında; Giyim-kuşam, hediyelik eşya, ev eşyaları gibi farklı ürünler satılırdı. Mesela 1965 yılında taşındığımız Bakırköy’de ki, ‘Bakırköy Bonmarşe’yi’ çok iyi hatırlıyorum. Her katında farklı, farklı ürünler satılan önemli bir alışveriş merkeziydi… (Şi [...]
  • MAZİDE KALAN TÜRKİYE… (4)

    ( Meğerse neler değişmiş ülkemizde, neleri unutmuşuz zamanla! ) Mızıkalar: İlk mızıka sesini duyduğumda, ‘Heybeli Ada da’ ilkyaz tatilindeydim.. Elinde garip bir aleti üfleyen bir çocuk, bu aletten, ‘kovboy filmlerini’ izlerken duyduğumuz bir ses çıkıyordu! Bu aletin adının ‘mızıka’ olduğunu öğrendim. Dudaklar arasında hızla sağa, sola çekilirken üflenen bu aletten çıkan çok değişik sesler, işitenlerin oldukça ilgisini çekmişti. Daha son pompalısının da kullanım alanımıza girdiği bu ince uzun, d [...]
  • MAZİDE KALAN TÜRKİYE… (3)

    ( Meğerse neler değişmiş ülkemizde, neleri unutmuşuz zamanla! ) Pekiyi 60’lı yıllarda günlük yaşamımıza yön veren, kolaylık sağlayan; iletişiminden, temizliğine, yiyeceğimizden, içeceğimize, ulaşımımızdan, haberleşmemize kadar bize sunulan hizmetler nelerdi? Ülkemiz; o günlerden, bu günlere hangi yaşam standartlarını yaşayarak, geliştirerek, aşarak ama aslında aile yapımıza yansıyan ekonomik gücüne doğru orantılı olarak hangi süreçlerden geçmişti? İşte o dönemde kullandığımız bazı malzemeler ve [...]
  • MAZİDE KALAN TÜRKİYE… (2)

    ( Meğerse neler değişmiş ülkemizde, neleri unutmuşuz zamanla! ) Değerli Okur bu yazım; Milenyumlu yılları yaşayan dünyamızda pek çok ülke bilişim çağının tüm teknolojik gelişmelerini yaşarken; günümüz Türkiye’sinden çok değil bundan 60 yıl öncesine baktığımızda, ülkemizin ardında kalan yaşam biçiminin ne olduğunu bilmeyen genç kuşaklara, mazide kalan Türkiye’nin neleri nasıl yaşadığını anlatmak için kaleme alınmıştır. İşte o dönemde yaşananlar, yaşayanların hayatına renk katanların öne çıkanları [...]
  • MAZİDE KALAN TÜRKİYE… (1)

    ( Meğerse neler değişmiş ülkemizde, neleri unutmuşuz zamanla! ) Değerli Okur bu yazım; Milenyumlu yılları yaşayan dünyamızda pek çok ülke bilişim çağının tüm teknolojik gelişmelerini yaşarken; günümüz Türkiye’sinden çok değil bundan 60 yıl öncesine baktığımızda, ülkemizin ardında kalan yaşam biçiminin ne olduğunu bilmeyen genç kuşaklara, mazide kalan Türkiye’nin neleri nasıl yaşadığını anlatmak için kaleme alınmıştır. İşte o dönemde yaşananlar, yaşayanların hayatına renk katanların öne çıkanları [...]
  • GERÇEKLER VİCDANLARDA KARŞILIĞINI BULAMAMIŞSA EĞER!

    ‘’Nefis, yalanların ve yalancıların; vicdan ise gerçeklerin, doğruları savunanların sesidir…’’ ( Bkz: 10’ların İzleriyle Türkiye-Atilla Çilingir, 2014) Gerçekten de öyle midir? Vicdanımız kimi olaylar karşısında iç sesimiz olarak karşımız çıktığında, ardı, ardına sorular sorup, sorguladığında ona nasıl yanıt veririz?  Verdiğimiz yanıtlarla soruyu mu geçiştiririz?  Yoksa gerçeklerle yüzleşip, doğruları mı söyleriz? Günümüz dünyasının her yanında yumak, yumak olmuş pek çok sorun yaşanırken, bulund [...]
  • BAĞIMSIZLIĞIMIZA ATILAN İLK ADIM: "19 MAYIS 1919"

    ‘’Ey Bayrak; uğruna veremediğimiz canı, gölgende yaşatmaya hakkımız yok…’’ Tarih 13 Kasım 1918; yer, İstanbul Haydarpaşa iskelesi…  Sarayburnu önlerinden İstanbul limanına doğru ağır, ağır ilerleyen düşman zırhlılarını izleyen şahin bakışlı bir çift mavi göz…  O şahin bakışlı gözlerin sahibi, savaş meydanlarında mağlup edilemeyen o boz yeleli bozkurt, üzgün ama kendinden emin bir ses tonuyla şöyle der: ‘’Geldikleri gibi giderler…’’ Bu sözler, tıpkı 3 yıl önce aynı düşmana Çanakkale Boğazını ve v [...]
  • ANNELER GÜNÜNDE YAŞANAN GERÇEK…

    Değerli okur:   Aşağıda okuyacağınız gerçek bundan tam 37 yıl önce KKTC’de Anneler gününde yaşanmış bir olayı, ana yüreğinden taşan duyguları anlatır. Boşuna dememişler ‘’Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar’’ diye…       Sessiz çığlıkları yükselir; ‘’Boğaz Şehitliğinden‘’ gecenin bir vaktinde Dikomo’lara doğru; yıldızların sönüp ışıldadığı Kıbrıs’tan…       Bir de doğanın sesi karışıverirse bu hüzünlü çığlıklara, yakılan ağıtlara, taşlar bile dayanmaz eriyiverir acı ile yankılanan ızdırap dol [...]
  • Tarihten önemli bir sayfa!

    (Kıbrıs gerçeğinin son 25 yılı…) Tarih sayfaları yaşanan tüm gerçekleri bünyesinde saklayan en değerli hazinedir. Kimi zaman yaşanan gerçekleri yok sayan, çarpıtan odaklar; tarihe emanet edilen o gerçeklerin belgeleriyle, tanıklarıyla karşılaştıklarında: ‘’Ben bunun böyle olduğunu bilmiyordum!’’ diyerek anlattıkları yalanlardan sıyrılmaya çalışırlar! Ülkemizin dış sorunlarının en başında gelen Kıbrıs Milli Davamızla ilgili ardımızda kalan 25 yıl içinde gerçeklerle bağdaşmayan pek çok eylemler, s [...]
  • "SINIRLARI GİRNE’DE BİTERMİŞ..!"

    25 Mart 2022 tarihinde Güney Kıbrıs Rum kesiminde yapılan bir resmigeçit töreninde, Rumların taşıdığı pankartlardan birisinde yazan cümle buydu! "Sınırlarımız Girne’de biter…’’ Evet, Yüzbinlerce Türk’ün katledildiği 25 Mart 1821 Mora ayaklanmasının-Yunanistan’ın bağımsızlığının 201’nci yıldönümünde Rum kesiminde yapılan törende yaşananlar Yunan-Rum ikilisinin tarih boyunca değişmeyen iki yüz yüzlülüğünü bir kez daha gözler önüne sermiştir. Güney Kıbrıs’taki Yunanistan Büyükelçiliği önünde yapıla [...]
  • KANLA YAZILAN DESTAN ÇANAKKALE

    “Tarih kitaplarında Türkler hakkında yazılı olanlar, hatta onlarla savaşanların anlattıkları, gerçekleri ifade etmekten acizdir. Mutluluk Türklerle birlikte savaşmaktır. Bu şerefi ömrümün sonuna kadar taşıyacağım. Taş üstünde yatıyor, güneşe, fırtınalara, soğuğa, yağmura karşı korumasız siperlerde çamur ve toz içinde günler geçiyor. Fakat dünyanın bütün araç ve imkânlarına sahip düşmanlarıyla aslanlar gibi dövüşüyorlardı. Bu ne sessiz ve gösterişsiz bir vatan sevgisiydi. ’’Allah’ın Adını Yürekte [...]
  • GERÇEKLER VE UMUTLAR…

    Güneşin her doğuşunda ülkemizde aydınlık yüzlerin birbirlerini selamladığı, yeşilin her tonuyla dolu doğal güzelliklerin içimizi ferahlattığı, doğa dostlarının, dostluğun, kardeşliğin her yanımızı sardığı bir günü tarif etsem,       Günün ilk haberlerinde yollarımızda kol gezen trafik terörü görüntülerini, kadınlarımızın yaşadığı şiddeti, çocuklarımıza yapılan taciz haberlerini değil, tam tersine ülkemizin yurt içinde ve dışında kazandığımız nice başarı öykülerini yazsam,            [...]
  • TMT (TÜRK MUKAVEMET TEŞKİLATI)

    Geçtiğimiz hafta içinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde ünlü bir iş adamı failleri aranan bir cinayete kurban gitti. Cinayet haberi duyulduğunda Türkiye’de yayın yapan bir televizyon kanalında bu haber Kıbrıs Türk tarihine adını şanla, şerefle yazdırmış, Kıbrıs Türk’ünün adadaki varoluş mücadelesine önderlik eden bir teşkilatla irtibatlandırılmak istenmiştir! Bu teşkilata; ‘’adı suikastlarla bilinen yarı resmi bir oluşum’’ nitelendirilmesi, böylesi bir haberin yapılması, bu haberi yapan gazetec [...]
  • KİTÂBİYAT - 488

    KİTÂBİYAT - 488Oğuz ÇETİNOĞLU
    ocetinoglu1@gmail.com 15 Aralık 2021, 00:15

    TÜRK MUKAVEMET TEŞKİLÂTI
    Eskiden ‘Alasya’ olarak anılan Kıbrıs Adası’nda ilk insan yerleşimi, Taş Devri’nin sonlarına denk gelen Neolitik Çağ’da (MÖ 8000-5200)  başlamıştır. Bulunan kalıntılar MÖ 6000 yılına târihlenmiştir. MÖ 1500’de Mısırlılar adayı işgal etti. MÖ 569’da Ada’yı, Mısır’a bağlılıklarını ilân eden krallar yönetiyordu. MÖ 525’te Başşehri Babil olan günümüzdeki İran Devleti’nin kökenini teşkil ed [...]
  • ESKİDEN AŞKLAR VARDI…

    Eskiden aşklar vardı;      Duygu dolu sevgi yumakları ile örülmüş. Türlü gizemlerin barındığı, tomurcuk güllerle döşeli, yasemin kokulu bahçelerde bülbül sesleriyle anlatılan…  Eskiden aşklar vardı;      Kar taneleri gibi saf ve temiz. İnsanın iliklerine kadar işleyen soğuklara aldırmadan beklenilen zifir gecelerde, onun hayaliyle ısınılan…  Eskiden aşklar vardı;      Yağmur damlalarının altında sırılsıklam olmuş bedenlerin heyecandan titreyen hücreleri ile mesajlaşarak sevginin sonsuzluğunu anl [...]
  • KAR YÜZÜNE ÇIKAN GERÇEKLER…

    Kış mevsiminin en güzel hediyesidir Kar… Rengi masumiyeti çağrıştırır. Yağdıkça yağar, bembeyaz örtüsüyle yeryüzünü kaplar, erimesiyle toprağa bereket katar. Çiftçinin en büyük dostu, insanlığın su ihtiyacını karşılayan en önemli kaynaktır. Kimi ülkede kış aylarının tümünü kapsar, kimi ülkede ise bölgeseldir. Bölgelerin kimisinde aylar boyunca yağar. Kimi bölgede bir görünür, birkaç saat sonra kalkar… Kış aylarının bu bereketli hediyesi ülkemizin doğusunda aylar boyunca varlığını hissettirir, ba [...]
  • DOLAR SALGINI...

    Yeni yıla girdiğimiz şu günlerde her şey öylesine olumsuz, her geçen gün öylesine karamsar ki, güzel günlerin nasıl bir şey olduğunu bile unuttuk! Korona salgınının getirdiği türlü sorunlar, her Allah’ın günü yaptırın diye ikaz edilen ama nedense şimdilerde kaldırılan hastalık tespiti için uzayan pcr test kuyrukları, aşılılar, aşısızlar, kalabalık sınıflarıyla hastalığa yakalanma riski yüksek okullara gitmek zorunda kalan çocuklar, koşa, koşa gidilen yüzlerce avm, türlü sloganlarla birlikte sağa [...]
  • HAYALLER VE GERÇEKLER…

    O sabah erkenden kalkmadı! Uyandığında neredeyse öğlen olmuş, güneş çoktan en sıcak saatine ulaşmıştı… Miskin, miskin gerindi…    Sonrasında hizmetçisine seslenerek, kahvaltısını getirmesini istedi. Gelen kahvaltıda bir tek kuş sütü eksikti…    Yatağına getirilen kahvaltıya şöylece bir baktı!     Yok, hayır bugün canı bir şey yemek istemiyordu. Hâlbuki böylesine bir kahvaltıyı bulabilmek değil gerçekte, hayal âleminde bile zordu!    Yatağından çıktı, her yanı en pahalı çinilerle süslü banyosuna [...]
  • Kıbrıs milli davamızın üç önemli gerçeği...

    KIBRIS MİLLİ DAVAMIZIN ÜÇ ÖNEMLİ GERÇEĞİ… (Tarihten Bir yaprak…)       İngiltere’nin 1878’de Kıbrıs adasına el koymasıyla başlayan; Kıbrıs Türk Halkının, Rumlara karşı adada gerçekleştirdiği direnişe, var oluş mücadelesine yansıyan üç önemli gerçek vardır:     Bu gerçeklerin ilki;     1878 yılında Kıbrıs adasına el koyan İngiltere’nin müstemleke döneminden, 1960 yılında kurulan Bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti dönemine kadar giden süreç de dâhil ama özellikle 21 Aralık 1963 tarihinde başlayarak, 20 T [...]
  • Tarihten Gelen Çığlık

    TARİHTEN GELEN ÇIĞLIK  (Yiğitlerin kalbi, sırların mezarıdır)                                     Evladını kaybeden bir annenin, bir babanın, eşini kaybeden bir sevgilinin, ya da anne ve babasını kaybeden bir evladın acısı nasıl anlatılır? Onların yüreklerinden kopup gelen o acılı feryatları yazmak, seslendirmek mümkün müdür?      Ya da bir zaman kesitinde!        Hiçbir suçu yokken katledilen insanların diri, diri toprağa gömülenlerin, türlü işkencelerle doğduklarına pişman edilenlerin o acı do [...]
  • TARİHİMİZE NOT DÜŞEN GERÇEKLER…

    (Zaman Asla Kaybolmaz) Hayat, biz insanlara Allah’ın armağan etmiş olduğu büyük bir değerdir. Hiç düşündünüz mü? Bu değerli süreci yaşarken biz hayata ne verdik? Hayat bize ne verdi? Ama bundan da önemlisi doğup büyüdüğümüz, hayatımızı geçirdiğimiz vatan topraklarımıza, canım ülkemize biz neler verdik? Bu güzel vatan toprakları bize ne verdi? Hiç şüphesiz her insanın bir cinsi, bir kimliği vardır. Yüce Allah’ın verdiği can, daha ilk günden bir cinse bürünmüştür; kimimiz ilk nefesi erkek, kimimiz [...]
  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

    Bir devlet düşünün! Kurulalı tam 38 yıl olmuş ama bu devleti Türkiye’nin dışında tanıyan başka bir devlet yoktur!  Bu devletin adı: Kuzey Kıbrıs değil; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetidir. Bir halk düşünün!  1571 yılından beri var oldukları vatan topraklarında 1955 yılı sonrasında Rumlar tarafından izole edilmiş, bugün de hala insanlık dışı türlü ambargolarla karşı karşıyadır! Bu ambargolar tüm dünya devletlerinin gözü önünde uygulanmasına rağmen, hiçbir devletin çıtı dahi çıkmamaktadır. Bu insanlı [...]
  • ZAMAN GEÇMİŞİ SORGULADIĞINDA…

    (An gelir, zaman geçmişi sorgular. İşte o zaman sen sus, birazda ben ağlayayım…) Sırlarımızın gömüldüğü yer kalbimizin içidir, sesleri beynimizde yankılanırlar!  Yıllar geçse de, kimi zaman hatırlarız unutulamayanları; kimi zamansa onlar kendilerini hatırlatırlar.   Ve bir kez daha karşı, karşıya gelip, baş, başa kaldığımızda onlarla! Sorgularız hayatımızı, geçip giden yıllarımızı, ardımızda kalan onca anıları!   İşte tam o anda içimizi ince bir sızı kaplar, anlatımı olmayan/olamayan, ipincecik [...]
  • 98 yıl önce, Çankaya’daki ‘O gece‘!

    “Tarih 28 Ekim 1923, günlerden Pazar… Ankara güzel bir sonbahar gününü yaşıyordu. Gazi öğlene kadar Meclis’te çalışmış, şimdi Çankaya’ya gitmek üzere ayrılıyordu ki, Meclis koridorlarında, kendisiyle görüşmek üzere bekleyen Kemalettin Sami ve Halit Karsıalan Paşalarla karşılaştı ama onları dinleyecek vakti yoktu. Kazım Özalp’e, paşaları akşam yemeğine, köşke getirmesini söyledi ve beraberinde İsmet İnönü ve Ali Fethi Okyar olmak üzere Çankaya’ya çıktı. Köşke geldiğinde, bu kez arkadaşları Ruşen [...]
  • Kıbrıs...

    Kıbrıs, Türk Milletinin en hassas olduğu konuların başında gelir. Adada yaşananlar en güncel haliyle izlenir, merakla takip edilir. Çünkü bu ada yakın tarihimizde yaşananlarıyla, ecdadımızın 307 yıl boyunca bu adaya bıraktığı izlerle bizler için çok önemlidir.         Yakın tarihimizde milletçe uğruna savaşı dahi göze aldığımız yegâne toprak parçası bu adadır. O nedenledir ki, Kıbrıs’ta yaşananları milletçe izlemek, nedenlerini sorgulamak hepimizin görevidir. Zira bu görev 1571’den, 1974’ten bu [...]
  • Denktaş ve Anıt Mezarı..!

    Kıbrıs milli davamızın son lideri, KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Sn. Rauf Raif Denktaş’ı kaybedeli tam dokuz yıl oldu.         13 Ocak 2012 tarihinde sonsuzluğa uğurladığımız Sn. Denktaş, özgürce yaşaması için uğruna hayatını adadığı Kıbrıs Türk Halkının Lefkoşa’sının Türk kesiminde yatıyor.         Ölümünden sonra devletinin anıt mezar yapacağı kararının ardından tam dokuz uzun yıl geçti, bu süreçte KKTC’de sekiz hükümet değişti! Ancak değişmeyen tek şey o büyük lidere yakışan bir anıt mezarın [...]
  • “Yeni bir hayat...”

    Yazımın başlığı, bir sivil toplum kuruluşunun adıdır.     “Yeni Bir Hayat Derneği’’, diğer sivil toplum kuruluşları gibi toplumumuzun iyiliğine hizmet amaçlı kurulmuş, seçmiş olduğu çok önemli bir konuda farkındalık yaratmak amacıyla, hem de ülkemizin en önemli turizm beldesinde faaliyet göstermektedir.      Bu derneğimiz, Antalya’nın Kaş ilçesinde uyuşturucu ile mücadele etmek, özellikle gençleri bu illetten kurtarmak, madde bağımlılığına dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak için kurulmuştur.  [...]
  • Sonbahar...

    “Mevsimlerin en hüzünlüsüdür! Renklendir desen bu mevsimi; ona en yakışanı sarısıyla, kırmızının her türüdür…’’              Hazan mevsimine adını verir, sararmış rüyaları anlatır sonbahar!          En çok da bu mevsimde hatırlanır duygu dolu solgun anılar! Ama ne hatırlanırsa hatırlansın; çoğu acıyla anılır son demde kalmış nice sevgiler, nice aşklar…        Vedanın sesidir yankılanan kulaklarda!         Nice ayrılıklar kalır giden yılların ardında.  Hayat dersin, dört mevsim dersin, ilk nefest [...]
  • Gazi kimdir?

    ‘Şehit Nurlanmış, Gazi Onurlanmış Askerdir.”              Sakarya meydan muharebesinin kazanılmasının ardından TBMM; 19 Eylül 1921 tarihli 79’uncu oturumunda almış olduğu karar ve çıkarmış olduğu153 Numaralı kanunla:       Türk Milletinin bağımsızlık mücadelesinin önderi ve devletimizin kurucusu, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e, mareşal rütbesi ve gazi unvanının verilmesini kararlaştırmıştır.        Bu rütbe ve unvan Yüce Atatürk’e, Büyük Türk Milletinin gönlünden kopup gelen o engin sevgisi [...]
  • Uçuşan kelimeleriyle hayatımız ve Türkiye...

    Hiç düşündünüz mü?         Ülkemizin gök kubbesinde her birimizin, ülkemizin meramını anlatan milyarlarca kelime dolaşır!        Kimimizin derdini, kimimizin acısını, kimimizin sevinç dolu coşkusunu anlatır. Aslında o kelimeler, o ülkede yaşananların da adıdır.        Günün ilk ışıklarıyla birlikte öncelikle aşağıdaki kelimeler yayılır ülkemizin her yanına:        ‘’Günaydın – Hayırlı İşler – İyi dersler – Hoşça kal – İyi yolculuklar – Aloo – Merhaba – Seni şimdiden özledim  - Allahaısmarladık – [...]
  • 30 Ağustos, devletimizin kuruluş temelinin atıldığı gündür

    Bugün bağımsızlığımıza kavuştuğumuz o mutlu günün, 30 Ağustos zaferimizin 99’ncu yıldönümüdür, hepimize kutlu olsun. Bundan neredeyse bir asır önce; Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşlarının güzel Samsun’umuzdan, sadece Büyük Türk Milletine olan güvenciyle, ‘’Bağımsızlık benim karakterimdir’’ diyerek başlattığı o kutlu yürüyüş, 30 Ağustos 1922’de vatanımızı işgal eden düşmanın, Egenin serin sularına dökülmesiyle sonuçlanmış devletimizin kuruluş temeli daha [...]
  • Kıbrıs Milli Davamız ve geçip giden zaman..!

    Yıllar yıları kovalayıp giderken, Kıbrıs Milli Davamızda, Kıbrıs konusunun gidişatında değişen hiçbir şey yok!      Kıbrıs zaferimizi hatırlatan bir 20 Temmuz, bir 14 Ağustos daha geçti. Törenlerle yâd edildi o zafer. Yıllar öncesinde bu dava uğruna şehit olan yiğitler için dualar okundu, gazilerimiz hatırlandı.      Birkaç ay sonra KKTC’nin kuruluşu olan 15 Kasımın 38’nci yılı da kutlanacak, 1974’ten geriye neredeyse yarım asırlık bir ömür kaldı, ama değişen bir şey yok!      O zafer günlerinin [...]
  • Rum tarafı 3,5 atarken..!

    1974 Kıbrıs zaferimizin 47’nci yıldönümü geçtiğimiz 20 Temmuz’da KKTC’de törenlerle kutlanırken, Lefkoşa’daki tören alanından liderlerin vermiş olduğu mesajlar çok çarpıcıydı.        Özellikle son dönemde Türk tarafının adada anlaşmaya odaklı girişimlerinin Rumlar tarafından her defasında ret edilmesinin yol açtığı çözümsüzlük, Türkiye’nin çözüm adına Kıbrıs’ta bir 60 yıl daha Rum tarafını beklemeyeceğini açıklamasından sonra yaşanan gelişmeler, Rum kesiminde olduğu kadar, konuyla ilgisi olmasa [...]
  • GİRNE’DEN DOĞAN GÜNEŞ

    GİRNE’DEN DOĞAN GÜNEŞ (20 TEMMUZ 1974)                                      Tam 47 yıl geçmiş o savaş günlerinin ardından…        Yıllar öncesine dönmek; o günleri tekrar yaşamak, satırlara dökmek, savaşı anlatmak ne kadar zor!       Hele, hele kana kan; cana can katarak kurulmuş bir devleti anlatıyorsa o zaman,        Hele, hele gönderlere çektiğimiz, çekilmiş ay yıldızlı bayrakların gölgesine emanet edilmişse şühedalar…       Sonrasında ne çok şey değişmişse, neler neler görmezden gelinmişse, [...]
  • Önce Vatan (43)

    ………………………………. BEŞİNCİ BÖLÜM……………………………………  SON VERİRKEN…  CANIMDAN AZİZ ÜLKEM, TÜRKİYE’M: Ülkemizin tüm çocukları kucaklaştığı gün yeniden; işte o gün, güneş bir başka parlayacak, yarınlarımız daha aydınlık olacak canımdan aziz bellediğim vatanım, güzel Türkiye’m.  Tarih bilmek; bugünü, geleceği doğru yorumlamakta bize yardım eden en önemli kaynaktır. O nedenle günümüzde yaşanan kargaşa ve acı dolu günleri iyi tahlil etmek gerekir.  Evet, ülkemizde sıkıntılı bir süreç yaşanmaktadır ama bu da geç [...]
  • Önce Vatan (42)

    Yaşam Nedir? Yaşamımıza neler yön verir?      Yaşam nedir? Yaşamımıza neler yön verir?    Kader çizgimizde yaşadığımız her şeyin sebebi bizden midir?   Yoksa o çizgilere yaşam mı yön verir?   Kötülükler, İyilikler, güzellikler nasıl tarif edilir?    Neyin neye göre olacağının kararını veren kimdir?   Duyguların mı?   Aklın mı?   Ya da vicdanın mı?   Hükmü veren de,   Çözümünü üreten de senin kimliğin değil midir?   Ya ilahi adaletin kararı kime aittir?   Bu kararı, Yüce Yaratandan başkası verebi [...]
  • Önce Vatan (41)

    Ama yaşanan gerçek o dur ki;   16 Nisan Referandumu parlamenter sisteme inananların, cumhuriyetin çağdaş aydınlanma değerlerini savunanların net bir başarısıyla sonuçlanmıştır.  Şu önemli hususu da unutmamak gerekir;  Türkiye ‘özgürlükler’ açısından ciddi bir dar geçide girmektedir!  Bu süreci dikkatle analiz etmek için;  hem vatanımızda, hem de vatanımızın hemen yanı başındaki coğrafyada, yani Ortadoğu’da nelerin yaşandığına bakmak gerekir.  Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan en çarpıcı gelişmele [...]
  • Önce Vatan (40)

    Aslında yaşanan bu gelişmeye bir de şöyle bakılmalıdır!   Sandıktan çıkan bu sonuçların tersi olsa; yani ‘’Hayır’’ oyları, ‘’Evet’’ oylarından %2,8 fazla çıksaydı; ülke yönetimini elinde bulunduranların YSK’nın almış olduğu, böylesine önemli bir oylamayı doğrudan etkileyen bu karara tepkisi, icraatları acaba nasıl olurdu?    Oyların nasıl geçersiz olacağını belirleyen seçim yasasının ilgili maddesine, anayasa mahkemesinin bu yönde vermiş olduğu karara rağmen; YSK’nın oylamanın yapıldığı gün, bu [...]
  • Önce Vatan (39)

    16 NİSAN 2017 ANAYASA REFERANDUMU VE SONRASI:   Bu halk oylaması öncesinde ülke sathında yaşanan gerçekler hepimizin malumudur. Bu süreçte miting meydanlarında, görsel - yazılı basında, sosyal medyada her ne yaşandıysa; devletin tüm imkânlarının kullanılarak, yeni sisteme ‘evet’ denilmesini isteyenlerle; mütevazı olanaklarıyla bu görüşün karşısına çıkarak, ‘hayır’ ben demokratik parlamenter sistemden yanayım diyenler arasında geçmiştir.  Sonuçta 16 Nisan’da sandık başına giden Türk Milletinin %8 [...]
  • Önce Vatan (38)

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihine son dönemde not düşülen en önemli süreç! Özü Ülkemizin Yönetim Biçiminin Değişimi Olan Anayasa Referandumu;   Tarih: 16 Nisan 2017:   Bu tarih;   Ülkemizin yönetim biçimiyle ilgili milletimizin kararına sunulan, yeni yönetim şekli budur diye açıklanan; ‘’Cumhurbaşkanlığı Sistemiyle mi?’’   Yoksa bizleri ümmet olmaktan, millet olmaya taşıyan devletimizin kuruluş manifestosunda yazılı; ‘’Demokratik Parlamenter Sistemle mi?’’ yönetileceğimizin karar tarihi olara [...]
  • Önce Vatan (37)

    16 Nisan Anayasa Referandumu ile devletimizin yönetim biçiminin değişimi öncesi ülkemizin siyasi atmosferine kısa bir bakış ve tarihin sesiyle yanıtlarını alacak olursak:   Devletimizin ’’Cumhurbaşkanlığı Sistemiyle mi? Yoksa Parlamenter Demokratik Sistemle mi?’’ yönetilmesini belirleyecek 16 Nisan 2017 Anayasa Referandumuna az bir süre kala, ülkemizin siyasi ortamının toz duman olduğu bir süreç yaşanmıştır.  Referandumla ilgili konuşmalarda, miting meydanlarından verilen mesajlar arasında sıkça [...]
  • Önce Vatan (36)

    KANADALI GAZETECİ VE YAZAR NAOMİ KLEİN TEORİSİ: Pek çok ödül sahibi, "No Logo" adlı kitabıyla bütün dünyada adından söz ettiren Kanadalı Gazeteci,  yazar Naomi Klein'a göre: ‘’Küresel çaptaki serbest piyasanın, zafere demokratik araçlarla ulaştığı düşüncesi bir safsatadan ibarettir.’’   Aslında Klein’e göre;  Üstelik 'şok terapisi' doktrinine yönelik uygulamaların hemen ardından, toplumların hızla büyük çok uluslu şirketlerin çıkarları doğrultusunda sil baştan düzenlenmesini gerektiren felaket k [...]
  • Önce Vatan (35)

    Son dönemde AB, BM, NATO ve neredeyse sınır komşularımızın tamamı ile kavgalı olan Türkiye; esasen 29 Ekim 1923 sonrasında Atatürk’ün başarıyla uyguladığı; ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ politikasıyla dış ilişkilerimize ‘’başarı’’ damgasını vurmuştur.   Günümüzde ise; birkaç Arap ülkesiyle kurulan dost ilişkilerin dışında, bu başarılı dönemden; ‘stratejik yalnızlığa’ itilmiş bir ülke görüntümüz oluşmuştur.  Laik, Demokratik, Parlamenter ve Sosyal Hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşund [...]
  • Önce Vatan (34)

    ………………………DÖRDÜNCÜ BÖLÜM……………………. ÜLKEMİZİN SON 15 YILINA DAMGASINI VURAN YAŞANMIŞLIKLARIN ÖZETİ VE MİLLETİMİZE ULUSAL KİMLİK KAZANDIRAN, UNUTULMAMASI GEREKEN TARİHİ GERÇEKLER: Ancak bu yaşanmışlıkları özetlemeden önce, Büyük Usta Yahya Kemal Beyatlı’nın aşağıdaki dizelerini burada zikretmemin uygun olacağına inanıyorum. ‘’Bahseder gerçi duyanlar, o onulmaz yaradan / Derler ki: İnsanda derin bir yaradır köksüzlük / Budur âlemde hudutsuz ve hazin öksüzlük.’’ ( Yahya Kemal Beyatlı )  Unutulmasın ki [...]
  • Önce Vatan (33)

    Aslında insanlık tarihinin varoluşundan bu güne, Türk’ün ayak bastığı her coğrafyada kurmuş olduğu her devlet vatan parçamız, milletimizin onuru, gururu olmuş, bu gazi topraklar uğruna; nice koç yiğitler hayatlarını seve, seve feda eylemiştir.  1071’den beri Anadolu’daki varlığımızı, ayak izlerimizi silmek isteyen küffara karşı açılan bayraklarımızın altında kahramanca savaşan atalarımızın kılıç şakırtılarının, kahramanlık türkülerinin hala işitildiği yaşanmışlıkların, sadece bu son yüzyılına da [...]